Davranış Bozuklukları: Yeme Sorunları

Buradasınız://Davranış Bozuklukları: Yeme Sorunları

Davranış Bozuklukları: Yeme Sorunları

2-5 yaşları arasında çocuğun büyüme hızı nispeten yavaşlar ve kilo alması da azalır. Dolayısıyla fazla beslenmeye de gerek yoktur. Bunun bir doğal sonucu olarak aileler kolayca endişeye kapılırlar.
Çocuğun ihtiyacından fazla yemek yemesini beklerler. Oysa sağlıklı bir çocuk ihtiyacı kadar yiyecektir. İşte bu durumda ailenin endişesinden kaynaklanan yemek yeme sorunları ortaya çıkabilir. Nazlanma, oyalanma, yemek süresini uzatma, yemek seçme, fazla ısrar edilirse reddetme, kusma görülebilir. Ailenin daha da ısrarı bu tabloyu her yemek öğününde tekrarlanır hale getirir. Artık anne-baba ve çocuk karşılıklı bu çekişme durumuna adeta şartlanmıştır. Oysa ortada çocuğun sağlığını tehdit eden bir durum çoğu zaman söz konusu değildir.
Ancak bazı hallerde veya bazı bedensel hastalıklarda çocuğun yemek yemesini engelleyici, azaltıcı organik nedenler söz konusudur. Böyle bir durum, zaten esas bedensel hastalık çerçevesinde düşünülmelidir.
Sağlıklı çocukların iştahsız olmasının sebepleri neler olabilir?

  • Anne-babanın çocuğun üstüne aşırı düşmeleri
  • Yemek yeme kurallarında katılık
  • Çocuğu yemek yeme konusunda tehdit etmek
  • Çocuğu kusma derecesine gelinceye kadar beslemek
  • Kendi kendine yiyebileceği yaşlarda bile, çocuğu annenin beslemesi
  • Çocuğu, sevmediği yiyecekler için zorlamak
  • Yemek yemediği yada az yediği zamanlar çocuğu duygusal ve fiziksel olarak cezalandırmak
  • Çocuğa sürekli olarak başka çocukları örnek göstermek, kıyaslamak

Bu ve buna benzer nedenler, çocuğun yemek yemeyi reddetmesine sebep olur. Buluğ çağında, daha çok kız çocuklarında rastlanan ve “anoreksia ner-voza” adı verilen yemek yemeyi reddetme hastalığı, kız çocuğunun anne ile sağlıklı iletişim ve sevgi gereksinmesinin doyurulamadığınm belirtisidir. Bu hastalıkta, genç insan yemek yemeyi kesinlikle reddeder, ani kilo kayıpları olur. Ciddi bir takip ve tedavi gerektiren bir davranış bozukluğudur.

Yemek yemeyi reddetmede, anne ile çocuk arasında, çocuğun ruh sağlığını yakından ilgilendiren sorunlar göze çarpar. 0-6 yaş, çocuğun sağlıklı bir kişilik yapısının temellerinin atıldığı dönemdir. Ama ne yazık ki, bazen çocuk bu yaşlar arasında davranış bozuklukları geliştirebiliyor. Bu yüzden anne-ba-baların çok dikkatli ve özenli olmaları gerekiyor.

Çocukta aşırı yemek yemenin bir davranış bozukluğu olarak ortaya çıkma nedenlerinin başında da, çocuğun doyurulmamış duygusal gereksinimlerinin tatminini görüyoruz. Anne-baba-çocuk arasında yeterli düzeyde sevgi yoğunluğu yoksa, çocuğun duygusal sorunlarına anne-baba cevap vermiyorsa, anne-baba çocuklarına karşı ilgisizse, eşlerden biri aşırı katı, diğeri aşırı hoşgörülü ise, çocuk yemek yeme davranışlarını abartabiliyor.

Aşırı yemek yemek, çocuk için bir ruhsal doyum arama çabasıdır. Anlaşılmayan ve yeterince kendini ifade edemeyen çocuklarda bu davranış bozukluğu görülebilir.

 
Prof. Dr. Meral Özmen | Uzm. Ped. Emine Eraslan
Annelere Öğütler | Prof. Dr. Ömer Devecioğlu | İstanbul Tıp Kitabevi 2008 | Sayfa 86 – 102

By | 2016-10-13T19:14:01+00:00 15 Haziran 2014|Aile Danışmanlığı|0 Comments

About the Author:

1961 Kırklareli Lüleburgaz doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz da tamamladı. Gazi Üniversitesi Çocuk Gelişim ve Eğitimi mezunu. Okulu bölüm birincisi olarak bitirdi. Yüksek lisans programını İ.Ü Çocuk Sağlığı Enstitüsü' nde tamamladı.   1986 yılında İ.Ü. Çocuk Sağlığı Enstitüsünde Uzman Eğitimci olarak göreve başladı. Mayıs 2014 de emekli olana kadar aynı kadroda çalıştı. 1987-1989 yıllarında Almanya Münih Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisinde bulundu. 1988-1989 yıllarında İnternational Montessori eğitimine katıldı. Buradaki öğrenimi sırasında Montessori okullarında normal ve özürlü çocukların entegre eğitiminde çalıştı. Uluslararası Montessori Diploması yanında Orff Müzik Terapisi, Konuşma Terapisi, Duyu Bütünlemesi Terapisi uzmanlıklarında sertifikaları vardır.   Normal sağlıklı çocuklar, üstün zekalı çocuklar (ileri çocuklar), nörolojik özürlü çocuklarla çalışmaktadır. Çalıştığı nörolojik hasta grupları arasında özellikle spastik çocuklar, otistik çocuklar, gelişimsel geriliği olan çocuklar bulunmaktadır.   Özel Eğitim, Konuşma Terapisi, Görsel Algı Bozukluğu, Aile Terapisi, Davranış Bozukluğu, Montessori Terapisi, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Eğitimlerini uygulamakta ve gerekli testleri bizzat yapmaktadır.   Evli ve iki oğul sahibidir.

Leave A Comment