Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme

Buradasınız://Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme

Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme

Çocuk yalana neden başvurur?

Yalan herkesçe ayıplanan bir davranıştır. Ama anne-baba çocuğun hayal gücüyle yalanı birbirinden ayırmalıdır. 3-5 yaş arasındaki çocukların hayal güçleri çok zengindir. Hayali olaylar, hikâyeler, masallar anlatırlar.

Anlattıkları şeylere kendileri de inanırlar. Hatta bazı çocukların hayali arkadaşları bile vardır. Anne-baba bu durumu tam doğru değerlendiremezse, çocuğun yalan söylediğini sanarak paniğe kapılır. Çocuğu yalana yetişkinlerin çelişkili tutumu iter. Çocuklar yalana çok duyarlıdırlar. Anne veya baba kendi yalanına çocuğu ortak etmemelidir. Çocuk bu tür yalanları anne-baba-ya karşı kullanır. Çocuk sık sık yalan söylüyorsa bu önemli bir durumdur. Anne, baba ile çocuk arasındaki güven sarsılmış demektir.

Çocuk, anne- babanın beklentileri kendi gücünü aştığında yada ceza korkusuyla yalana başvurabilir. Böyle durumlarda çocuğun yalan söyleme sıklığı ve dozu dikkate alınarak bir uzmandan yardım istenmelidir.


Çocukta yalan söylemeyi engelleme ve düzeltme:

  • Anne babalar ve eğitimciler, çocuğa “doğru” model olmalıdır. Çocuğun çevresindeki insanlar ne kadar dürüst olurlarsa, çocuk da o kadar dürüst olur.
  • Çocuk istenmeyen bir davranışta bulunduğunda, onu cezalandırmak yerine ; onunla yaptığı bu davranış hakkında konuşma yolu seçilmelidir. Kızıp bağırmak ve cezalandırmak, çocuğu korkutur ve çocuk her korktuğunda yalana baş vurur.
  • Anne baba ve eğitimciler, çocuklara ilişkin beklentilerinde “gerçekçi” olmalıdır.
  • Çocuğu baskı altına almak ve tehdit etmek onun yalan söylemesine neden olur.
  • Anne babalar, çocuklarıyla onların istek, ihtiyaç ve hayallerini paylaşmalıdır. Onlara bu istekleri doğrultusunda destek vereceklerini hissettirmelidir.
  • Anne babalar, çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalıdır. Çocuk,kı-yaslandığı çocuğa benzemek için yalan söylemeyi seçer.
  • Anne babalar çocukların zihinsel, bedensel, duyusal ve psiko – sosyal gelişimlerini “doğru” gözlemlemelidir. Bu gözlemler doğru yapıldığı ve çocuğun bu gelişimleri doğru izlendiği sürece, anne- baba çocuklarıyla yeterli derecede çocuğu geliştirici iletişimler geliştirebileceklerdir.

Çocukta yalan söyleme davranışının altında da, anne ,baba, çocuk arasındaki iletişimin zayıflığı ve kopukluğu yatar. Çocukla kurulan iletişimin, hangi konuda olursa olsun önemi çok büyük. Tabi anne babaların model olan davranışları da…

Prof. Dr. Meral Özmen | Uzm. Ped. Emine Eraslan
Annelere Öğütler | Prof. Dr. Ömer Devecioğlu | İstanbul Tıp Kitabevi 2008 | Sayfa 86 – 102

By | 2016-10-13T19:13:50+00:00 15 Haziran 2014|Aile Danışmanlığı|0 Comments

About the Author:

1961 Kırklareli Lüleburgaz doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz da tamamladı. Gazi Üniversitesi Çocuk Gelişim ve Eğitimi mezunu. Okulu bölüm birincisi olarak bitirdi. Yüksek lisans programını İ.Ü Çocuk Sağlığı Enstitüsü' nde tamamladı.   1986 yılında İ.Ü. Çocuk Sağlığı Enstitüsünde Uzman Eğitimci olarak göreve başladı. Mayıs 2014 de emekli olana kadar aynı kadroda çalıştı. 1987-1989 yıllarında Almanya Münih Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisinde bulundu. 1988-1989 yıllarında İnternational Montessori eğitimine katıldı. Buradaki öğrenimi sırasında Montessori okullarında normal ve özürlü çocukların entegre eğitiminde çalıştı. Uluslararası Montessori Diploması yanında Orff Müzik Terapisi, Konuşma Terapisi, Duyu Bütünlemesi Terapisi uzmanlıklarında sertifikaları vardır.   Normal sağlıklı çocuklar, üstün zekalı çocuklar (ileri çocuklar), nörolojik özürlü çocuklarla çalışmaktadır. Çalıştığı nörolojik hasta grupları arasında özellikle spastik çocuklar, otistik çocuklar, gelişimsel geriliği olan çocuklar bulunmaktadır.   Özel Eğitim, Konuşma Terapisi, Görsel Algı Bozukluğu, Aile Terapisi, Davranış Bozukluğu, Montessori Terapisi, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Eğitimlerini uygulamakta ve gerekli testleri bizzat yapmaktadır.   Evli ve iki oğul sahibidir.

Leave A Comment