Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma)

Buradasınız://Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma)

Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma)

Çocukta tuvalet eğitimi nasıl yapılmalıdır?

Çocuk idrar kesesini 15-18. aylardan itibaren kontrol etmeye başlar. Önceleri idrarını yaptıktan sonra söyler. İki yaşına gelince gündüz idrarını tutabilir. 3 yaşından sonra ise gece idrar yapmamaya başlar.

Çocuğunuza 15-18. aylarda normal külot giydirebilirsiniz. Erkek çocuklara 2 yaşından itibaren ayakta idrar yapma öğretilebilir.

Çocuğu, önceleri genellikle günün hangi saatlerinde dışkılıyorsa, o saatlerde oturağa oturtun. Eğer dışkılama saatleri çok düzensiz ise konuşuncaya dek bekleyin ve tuvalet eğitimine ondan sonra başlayın. Oturağa oturtmak için en uygun zaman yemek sonrasıdır.

Tuvalet eğitiminde şunlara özellikle dikkat edin:

  • Çocuğu uzun süre oturakta oturtmayın. Özellikle başlangıçta kısa sürelerle oturtun, yapmazsa kaldırın.
  • Çocuk oturaktayken başında beklemeyin. Ne dışkı ne de idrarını yapabilir.
  • Çocuk dışkısını yapınca olağan davranın.
  • Oturağı evin baş köşesine koyup, bu işi seyirlik bir hale getirmeyin. En iyisi oturağın banyonun uygun bir köşesinde olmasıdır.
  • Çocuk oturağa oturmak istemezse üstelemeyin. 1,5 yaş civarında bazı çocuklar oturaktan hoşlanmaz. Bir süre için oturağı kaldırın. Sonra yeniden deneyebilirsiniz.

Enürezis nedir? Hangi durumlarda ortaya çıkar?

Çocuğun yatağını ıslatması, idrar yollarının sfinkterlerinin kuvvet kazandığı 15-18. aylara kadar normal sayılır. Geceleri idrar kaçırma 2.5-3 yaşlarına kadar hatta bazı çocuklarda 5 yaşına kadar devam edebilir. Bu yaştan sonra sürekli olarak çocuk yatağını ıslatıyorsa bu duruma enürezis denir.

Enürezis sık rastlanan bir sorundur. Çeşitli ülkelerden %5, %15 gibi oranlarda görüldüğü bildirilmektedir. Ülkemizde bir araştırmada bu oran %21 bulunmuştur. Erkeklerde daha sık görülür.

Çocuk altını neden ıslatır?

Çocukların 4-5 yaşına kadar gece altını ıslatmaları normaldir. Bundan sonra da gece işemeleri sürerse nedenini araştırmak gerekir. Bir doktora başvurularak doğuştan bozukluklar yada idrar yollarında iltihap gibi bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır. Eğer araştırma sonucu herhangi bir hastalık bulunamazsa, şunlar çocuğun altını ıslatma nedeni olabilir:

  • Tuvalet eğitimindeki hatalı tutumlar altını ıslatma nedeni olabilir. Zamanından önce veya çok baskılı tuvalet eğitimi verilmesi, enürezis oluşumunun en sık rastlanan nedenidir. Özellikle tuvalet eğitimine erken başlanması ve çocuğun bu işteki başarısızlığa takılıp kalması rol oynar. Aşırı temiz, titiz, düzenli annenin baskılı tuvalet eğitimine karşı çocuk tepkisini bu şekilde gösterebilir. Hiç tuvalet eğitimi verilmemesi de enürezise yol açabilir. Annenin aşırı koruyuculuğu, çocuğu uzun süre kendisine bağımlı tutma bilinçaltı isteği de çocuğu bebeksi kılar.
  • Çocuğun idrar kaçırmalarına aşırı tepki gösterilmesi de başarısızlık korkusuyla gece altını ıslatmaya neden olabilir.
  • Aşırı disiplinin altındaki ve sıkıntılı çocuklarda idrar kesesi kasılır ve tutabileceği idrar miktarı azalır. Bu da idrar kaçırmayı kolaylaştırır.
  • Yeni bir kardeşin doğması, çocuğun ilgiyi tekrar üzerinde toplayabilmek için kardeşine özenerek altını ıslatmasına neden olur.
  • Bir süre hastanede kalma, anneden ayrılma, yuva veya okuldaki stresler, ailede ölüm, ayrılık, geçimsizlik, hastalık gibi yaşam olaylarının yarattığı kaygılar, çocukların davranışlarına gece altını ıslatma (enürezis) şeklinde yansıyabilir.

Altını ıslatan çocuğa neler yapılabilir?

Enürezis çocuğun sosyal uyumunu, aile ile ilişkilerini, bütünüyle ruh sağlığını etkileyen bir bozukluktur. Tedavi edilmezse çoğu kez ergenlik yaşlarına kadar, %1 oranında da erişkin çağa kadar devam eder. Çocuğun altını ıslatması ve dışkısını kaçırmasına karşı anne ve babaların tutumu çok önemlidir. Aile öfke ve utanç duyabilir, çocuğu cezalandırır, kardeşleri ile kıyaslayabilir. Bazı aileler tam aksine çocuğa bez bağlamak, bezini değiştirirken onu öpüp sevmek gibi enürezisi bilmeden destekler tutumdadır. Her iki tutumun da zararlı olduğu, yani cezanın da, sevecen davranışla ödüllendirmenin de doğru olmayacağı bilinmelidir.

Ailenin bazı bireyleri aşırı hoşgörülü iken, başkaları çok kısıtlayıcı ise veya anne bugün hoşgörülü davrandığı konulara yarın aşırı tepki gösteriyorsa, bu tutarsızlıklar düzeltilmeye çalışılmalıdır.

Öncelikle çocuğa destek gerekir. Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.

Eskiden akşamları sulu şeyler verilmemesinin gece altını ıslatmayı önleyeceğine inanılmaktaydı. Yapılan araştırmalar bunun bir yararının olmadığı gibi, kısıtlamaların gerilimi artırarak altını ıslatmayı kolaylaştırdığını göstermiştir.

Gece tuvalete kalkmak sorunu çözebilir. Özellikle çocuk uykudan 1,5 saat sonra uyandırılmalıdır. Çünkü altını ıslatmalar en çok uykunun bu döneminde olmaktadır. Çocuk uyandırılarak idrarı yaptırılır. Yarı uyur durumda idrar yapması ile yatağında uyurken yapması arasında eğitim bakımından pek fark yoktur. Başarılı olduğu zaman ödüllendirmek yararlı olabilir.

Tüm çabanıza karşın sorunun üstesinden gelemezseniz, bir uzmanın görüşünü ve desteğini almalısınız.

Prof. Dr. Meral Özmen | Uzm. Ped. Emine Eraslan
Annelere Öğütler | Prof. Dr. Ömer Devecioğlu | İstanbul Tıp Kitabevi 2008 | Sayfa 86 – 102

By | 2016-10-13T19:14:01+00:00 15 Haziran 2014|Aile Danışmanlığı|0 Comments

About the Author:

1961 Kırklareli Lüleburgaz doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz da tamamladı. Gazi Üniversitesi Çocuk Gelişim ve Eğitimi mezunu. Okulu bölüm birincisi olarak bitirdi. Yüksek lisans programını İ.Ü Çocuk Sağlığı Enstitüsü' nde tamamladı.   1986 yılında İ.Ü. Çocuk Sağlığı Enstitüsünde Uzman Eğitimci olarak göreve başladı. Mayıs 2014 de emekli olana kadar aynı kadroda çalıştı. 1987-1989 yıllarında Almanya Münih Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisinde bulundu. 1988-1989 yıllarında İnternational Montessori eğitimine katıldı. Buradaki öğrenimi sırasında Montessori okullarında normal ve özürlü çocukların entegre eğitiminde çalıştı. Uluslararası Montessori Diploması yanında Orff Müzik Terapisi, Konuşma Terapisi, Duyu Bütünlemesi Terapisi uzmanlıklarında sertifikaları vardır.   Normal sağlıklı çocuklar, üstün zekalı çocuklar (ileri çocuklar), nörolojik özürlü çocuklarla çalışmaktadır. Çalıştığı nörolojik hasta grupları arasında özellikle spastik çocuklar, otistik çocuklar, gelişimsel geriliği olan çocuklar bulunmaktadır.   Özel Eğitim, Konuşma Terapisi, Görsel Algı Bozukluğu, Aile Terapisi, Davranış Bozukluğu, Montessori Terapisi, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Eğitimlerini uygulamakta ve gerekli testleri bizzat yapmaktadır.   Evli ve iki oğul sahibidir.

Leave A Comment