Çocuklarda Zeka Gelişimi

Buradasınız://Çocuklarda Zeka Gelişimi

Çocuklarda Zeka Gelişimi

Eczanem Dergisi | Cilt 2 Sayı 4 | Eylül – Ekim 2013


 

eczanem 02

İlkbahar Emine Eraslan | İÜ İTF | Denver II Gelişimsel Tarama Testi | Eczanem Dergisi için verdiği mulakattan

Çocuklarda zeka gelişimi için neler yapılmalıdır?

Çocuğun doğumundan 2 yaşına kadarki sürede yapılacak en önemli şey çocukla göz kontağı kurarak sürekli konuşmaktır. Bütün dünyadaki çocuklarda bilinçli gülmenin ilk başladığı zaman 40 – 45 günlük oldukları dönemdir. Ailelerin bunu çok iyi takip ederek çocuklarıyla çok fazla zaman geçirmeleri gerekir. Bu süreçte zihinsel gelişim ve sosyalleşme başlar. Eğer ki çocukta bu yoksa annenin, doktoruna durumu bildirmesi gerekir. Bu da zihinsel gelişimle ilgili önemli bir detaydır.

2 yaşa kadarki dönemde çocuğun mümkün olduğunca insanlı ve çocuklu ortamlarda bulunması gerekir; çünkü bu dönemdeki öğrenme çok büyük önem taşır ve çocuğun öğrenebileceği her şey de dışarıdadır. Yeni kuşak anneler bu konuda maalesef fazla koruyucu davranıyorlar. Mikrop kapmaması, üşümemesi gibi düşüncelerle çocuklarını yeterince dışarı çıkarmıyorlar; ama dünyanın en soğuk yerleri olan kuzey ülkelerinde bile aileler çocuklarını sürekli dışarı çıkarırlar. Küçük bir çocuk için temiz hava almak kadar görsel öğrenme de önem taşır.

Ayrıca 0-2 yaş arasındaki çocuklara ekran asla gösterilmemelidir. Bilgisayar, televizyon, cep telefonu, ipad, tablet ve aklınıza gelebilecek diğer ürünlerin tamamı çocuktan uzak tutulmalıdır. Beynin çok hızlı ve somut şekilde öğrendiği bir dönemde onu ekranın karşısına oturtursanız nesne ilişkisi başlar ve bu da çocuğun insan ilişkisine zarar verir. Çünkü nesneyle ilişki tek taraflı bir ilişkidir. Bu, aynı zamanda dil gelişimini de engelleyebilir ve böyle bir öğrenmenin zihinsel gelişime de hiçbir katkısı yoktur! Kumda oynamak, düşüp kalkmak, ağaca tırmanmak, sehpanın arkasına saklanmak, çekmeceyi boşaltmak gibi oyunların hepsi çocuk için çok değerli öğrenmelerdir!

2-3 yaş arası dönemde 20’şer dakikalık bir çizgi film izleme süresi olabilir. 3 yaşından sonra buna 1 saate kadar müsaade edilebilir. Ancak bunun da anne kontrolünde yapılması gerekir. Eğer ki bebek, anne-babasının farkında olmadan kendini korkutacak bir şey izliyorsa bu sefer ebeveynler, “Neden korktuğunu anlamadık. Hiç korkutmadık ki!” diyerek gelebiliyorlar. Bu yüzden bunları kontrollü yapmak gerekir.

Ayrıca aşırı koruyuculuk da yapılmamalı, çocuğun zihinsel gelişimini deneme yanılma yoluyla gerçekleştirmesine müsaade edilmelidir.

Çocuklarda zeka gelişimi yıllara ve yaşlara göre nasıl seyreder?

Çocuk gelişiminde; 0-3 yaş, 3-6 yaş, 6 yaşından sonraki okul çağı, 7-11 yaş dönemi vardır. 11 ‘den sonrası da ergenliktir.

0-3 yaş arası ve daha da genişletirsek 0-6 yaş arası dönem çok önemlidir. Çocuklar 1 yaş civarında yürümeyi öğrenir. Yürüyen çocuk bağımsızlık kazanır ve çevreyi keşfetmeye başlar. Çevresini keşfedip bağımsızlık kazanmaya başladığı anda zihinsel gelişim sıçrama yapar. Bu dönemde çocuğun öğrenmesi de artırılmalıdır. 2 yaş civarında ise vücudu kullanarak dünyayı keşfetme dönemi biter. Sırasıyla yürür, koşar, köşeleri döner, merdiven çıkar.

2 yaşından sonra ise oyun devreye girer. 2,5-3 yaş arası, dramatize oyun dediğimiz evcilik, doktorculuk gibi oyunların başladığı dönemdir. Bu sayede çocuk sosyalleşmeye başlar. Sosyal olmayan, çekingen çocuklar için anaokulunu bizler ısrarla tavsiye ederiz. Öğrenme 3 yaşından sonra çok hızlandığı için çocuğa sadece ev ortamı yetmez; çünkü çocuk sosyalliği öğrenirken evde kapalı kalırsa kapasitesi varsa bile bunu kullanamaz.

Tüm dünyada bir çan eğrisi vardır. Tüm insanların % 70’i, 90 ila 110 arasındaki normal zeka grubundadır. Normalin altında kalan sınırdaki kısım % 13, normalin üstündeki kesim de yine % 13’tür. Aynı şekilde zihinsel açıdan geri ve parlak zeka ya da “dahi” diye tabir edilen kesimin oranı da % 2’dir. Tabiat bunları o kadar eşit şekilde dağıtmıştır ki, bu oran dünyanın neresine giderseniz gidin bu şekildedir.

Hamilelik döneminde dikkat edilmesi gereken ne gibi hususlar vardır?

Annenin beslenmesi, huzurlu olması, özellikle kan takviyesi alması gerekir. Eğer almazsa bebek de kansız doğar. Anemi dediğimiz kan eksikliği olan bebekler IQ testinde de 5 puan geriye giderler. O yüzden annenin doktoruyla hangi takviyeleri alacağını ve ne yapacağını konuşması gerekir.
Anneler doktorların verdiği bütün ürünleri kullanmalıdır. Doktorlar kan değerlerini ölçerek; ne eksikse ona göre ürünler tavsiye ederler, bu nedenle anneler gerekli olan tüm vitaminleri ve takviyeleri almalıdırlar. Ancak bunları elbette ki doktorlarının tavsiyelerine göre kullanmalıdırlar!

Beslenmenin çocuğun zeka gelişimine olan etkisi nedir?

Beslenme büyük önem taşıyan bir konudur. Ailelerin çocuklarına balık yedirmesi veya balık içeren şurupları, tabletleri vermesi gerekir. Diğer vitaminler de çocuğa muhakkak eşit şekilde verilmelidir. Bunun yanında doktorların 0-6 yaş arası çocuklara özellikle tavsiye ettikleri omega 3’ler ve multitabletler vardır. Bebeklik çağındaysa D vitamini içeren ürünlerin aksatılmaması gerekir.

Bu konuda eczacılara ne gibi görevler düşüyor?

Eczacılar ebeveynlere sorular sorarak çocukların gelişimleriyle ilgili bilgi edinebilir ve ailelere doğru tavsiyelerde bulunabilirler. Eğer ki bir problem varsa bu konuda aileleri uyarıp doktora yönlendirebilirler.
Ayrıca, yazılan bir ilaçla, ürünle ilgili ailelere sorular sorarak bunları doğru şekilde kullanmalarını sağlayabilirler. Eczacılar Türkiye’de aileleri doğru yönlendirme açısından çok önemli bir konumdadır! Bu yüzden kendilerine büyük iş düşmektedir.

By | 2016-10-13T19:13:50+00:00 6 Temmuz 2014|Çocuk Gelişimi|0 Comments

About the Author:

1961 Kırklareli Lüleburgaz doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz da tamamladı. Gazi Üniversitesi Çocuk Gelişim ve Eğitimi mezunu. Okulu bölüm birincisi olarak bitirdi. Yüksek lisans programını İ.Ü Çocuk Sağlığı Enstitüsü' nde tamamladı.   1986 yılında İ.Ü. Çocuk Sağlığı Enstitüsünde Uzman Eğitimci olarak göreve başladı. Mayıs 2014 de emekli olana kadar aynı kadroda çalıştı. 1987-1989 yıllarında Almanya Münih Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisinde bulundu. 1988-1989 yıllarında İnternational Montessori eğitimine katıldı. Buradaki öğrenimi sırasında Montessori okullarında normal ve özürlü çocukların entegre eğitiminde çalıştı. Uluslararası Montessori Diploması yanında Orff Müzik Terapisi, Konuşma Terapisi, Duyu Bütünlemesi Terapisi uzmanlıklarında sertifikaları vardır.   Normal sağlıklı çocuklar, üstün zekalı çocuklar (ileri çocuklar), nörolojik özürlü çocuklarla çalışmaktadır. Çalıştığı nörolojik hasta grupları arasında özellikle spastik çocuklar, otistik çocuklar, gelişimsel geriliği olan çocuklar bulunmaktadır.   Özel Eğitim, Konuşma Terapisi, Görsel Algı Bozukluğu, Aile Terapisi, Davranış Bozukluğu, Montessori Terapisi, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Eğitimlerini uygulamakta ve gerekli testleri bizzat yapmaktadır.   Evli ve iki oğul sahibidir.

Leave A Comment