Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi

Buradasınız://Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi

Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi

Tuvalet eğitimi becerisini kazanırken çevresindeki kişilerden destek almak her çocuğun hakkıdır. Olumlu eğitim yöntemlerini kullanarak çocukla işbirliği içine girmek öğrenme sürecini çabuklaştırır. Çocukta güven duygusu gelişir ve iç denetim kazanılır. Dolayısıyla çocuk çevreye de güven duyar.

Tuvalet Eğitimi nedir?

Tuvalet eğitimi, çocuğun hiç kimsenin yardımı olmadan idrar ve dışkısını geldiğini fark ederek tuvalete gidip yapmasıdır.

Tuvalet Eğitimine Ne Zaman başlanmalıdır?

Bunun için çocuğun iki yaşına yakın olmasını beklemeliyiz. Çünkü boşaltım sistemi ile ilgili organlar genellikle iki yaşa doğru gelişir. Bu yaşlardan önce çocuk tuvaletinin geldiğini hissetse bile beceri kazanmamıştır. Çocuğun tuvaletinin geldiğinin farkına varması, vardıktan sonra tutabilmesi ve gidip yapabilmesi için, böbrek, karın kasları, idrar torbası ve beyin arasındaki sinyallerin gidip gelebilmesi için bedensel, zihinsel gelişiminin tamamlanmış olması gerekir.

iki yaşından önce çocuk isteksiz ise bu eğitim için zorlanmamalıdır. Aksi halde çocukta ileri yaşlarda kişilik bozuklukları ortaya çıkabilir. Ancak 12. ayda ya da daha önce yürümeye başlayan çocuklar istekli ise eğitim iki yaşından önce nadir de olsa verilebilir.

Tuvalet Eğitimi Verirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Öncelikle çocuğun zihinsel, bedensel gelişimin gözlemleyerek bizim için işaret sayılabilecek davranışlarını değerlendirip doğru zamanı seçmeliyiz. Bunun için değerlendirilmesi gereken davranışlar şunlardır:

Çocuk yürüyebiliyor mu?
Basit cümleler kurabiliyor mu?
Yüzündeki organları gösterebiliyor mu?
Belli yerlere kendi başına gidebiliyor mu (odasına, mutfağa vb.)?
Basit işlerde anne-babayı taklit edebiliyor mu (ev temizliğinde, sofra hazırlığında vb. gibi)?
İstediğiniz bir objeyi size getirebiliyor mu?
Bir objeyi bir yere olması gerektiği gibi yerleştirebiliyor mu?
Çocuk çişini gün boyunca defalarca yapmak yerine birkaç kere yeterince yapabiliyor mu? Üç saat kuru kalabiliyor mu?
Tuvalete gitme ihtiyacını yüz mimikleri ve davranışı ile ifade edebiliyor mu?
Bezden rahatsız olduğunu ifade edebiliyor mu?

Bu becerileri gözlemliyorsak, çocuk tuvalet eğitimine hazırdır.

TUVALET EĞİTİMİNDE TUTUMUNUZ NASIL OLMALIDIR ?

Eğitim için çocuğun ve annenin sorununun olmadığı uygun bir zaman seçilir (boşanma, ölüm, taşınma, hastalık, depresyon, vb. durumlarda acele edilmemelidir).

Öncelikle çocuğun sizi dinleyebileceği bir zamanda (uykudan kalktığı keyifli bir zaman seçilebilir) onunla göz teması kurularak böyle bir eğitime başlanılacağı söylenmelidir. Yani ona önleyici açıklama yapılır. Birlikte bir oturak alınabilir, ya da evdeki klozet üzerine düşmemesi için aparat takılabilir. Ayağının altına yere rahat basabileceği ek bir yükseltici konulabilir. Yani ona uygun bir ortam hazırlanır.

Kendi yaş grubundan çişini yapan birisi gözlemletilebilir, (“Sen de Ayşe gibi çişini klozete yapmak ister misin? Ne dersin? gibi). Yani ona örnek davranış gösterilir.

Birlikte bezi çöpe atarak “sen büyüdün, haydi klozete oturalım ne dersin? şeklinde konuşulabilir.

Çocuk belli aralıklarla oturağa oturtulmalıdır. Başlangıçta tepki gösterebilir, zorlanmamalıdır. Eline bir oyuncak verilebilir. 10-15 dakika süre ile kısa öyküler okunabilir.

Anne baba, ara ara çocuğa; “bak, ben de çişimi yapmak için tuvalete gidiyorum” diyerek örnek olmalıdır, istemeyerek çişini altına yaptığında azarlanmamalıdır. Yani gözardı edilmelidir. Aksi takdirde çocukta suçluluk duygusu gelişebilir. Bakışlarımız sevecen ve ses tonumuz yumuşak olmalıdır.

Çocuk kendi başına çişini tuvalete yaptığı zaman mutlaka övülmelidir. Takdir genellikle öpücük, alkış, kucaklama, parka gitme gibi manevi ödüller şeklinde olmalıdır.
Takdir olumlu davranışı pekiştirir. Güven duygusunun gelişmesine yardımcı olur.

Temizlik için en iyi temizleyici sudur. Sabun ve temizlik mendilleri iç deriyi tahriş edeceğinden kullanılması önerilmez.

Çocuk bazen altına çiş ya da kakasını yapıyor diye yeniden bezlenmemelidir; bu öğrenmeyi geciktirir. Bu süre başlayınca gece de bezlenmemelidir. Bezlemek çocuğa: “ben önlemimi aldım, sen altına çiş yapabilirsin” mesajı verir. Bu da çocukta çelişki yaratır.

Gündüzleri, çocuğa bol sıvı verilmeli, akşam geç saatlerde sulu gıdalar (süt, meyve suyu, vb.) verilmemeli, sıvılar uykudan en az iki saat önce kesilmelidir.

Eğitime başlarken gözden çıkardığınız bir yatağı kullanabilirsiniz. Ya da çocuk görmeden çarşaf altına yatak koruyucu koyabilirsiniz. Alıştırma külotlarından yararlanabilirsiniz.

Bu eğitim sürecinde kaçınmanız gereken YANLIŞ TUTUMLAR şunlardır:

Çocuk korkutulmamalı, tehdit edilmemeli, ad takıp alay edilmemeli, suçlanmamalıdır. Emir verilmemelidir. “Hadi çabuk oturup yap” gibi. Bunun yerine “bir bak bakalım” “çiş gelmiş mi, oturalım mı ne dersin?” denilebilir. Elleme pis demek yerine, “elimiz kirlenince yıkamamız gerekir” denilebilir.

Başka biriyle kıyaslanmamalıdır (Bak kardeşin altına hiç çiş yapıyor mu? gibi). Kıyaslamak çocukta kıskançlık duygusunun artmasına sebep olur ve kıyaslanan kişiyle ilişkisi bozulabilir.

En önemlisi de fiziksel şiddete başvurulmamalıdır (kulak çekmek, çimdik atmak, tartaklamak, eline poposuna vurmak gibi davranışlar şiddet kapsamına girer).

Tüm bu olumsuz yaklaşımlar öğrenmeyi geciktirir, aranızdaki ilişkiyi bozar. Çocuğunuzun güven duygusunun gelişimini engeller. Zihinsel, sosyal, duygusal, bedensel gelişiminin geri kalmasına yol açar.

UNUTMAYIN: Çişi ve kakasının geldiğini fark edip size haber verecek tek kişi çocuğunuzdur. Sabırla bekleyin. Bu beceri genellikle beş yaşında süreklilik kazanır.

By | 2016-10-13T19:13:50+00:00 19 Eylül 2014|Aile Danışmanlığı|0 Comments

About the Author:

1961 Kırklareli Lüleburgaz doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz da tamamladı. Gazi Üniversitesi Çocuk Gelişim ve Eğitimi mezunu. Okulu bölüm birincisi olarak bitirdi. Yüksek lisans programını İ.Ü Çocuk Sağlığı Enstitüsü' nde tamamladı.   1986 yılında İ.Ü. Çocuk Sağlığı Enstitüsünde Uzman Eğitimci olarak göreve başladı. Mayıs 2014 de emekli olana kadar aynı kadroda çalıştı. 1987-1989 yıllarında Almanya Münih Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisinde bulundu. 1988-1989 yıllarında İnternational Montessori eğitimine katıldı. Buradaki öğrenimi sırasında Montessori okullarında normal ve özürlü çocukların entegre eğitiminde çalıştı. Uluslararası Montessori Diploması yanında Orff Müzik Terapisi, Konuşma Terapisi, Duyu Bütünlemesi Terapisi uzmanlıklarında sertifikaları vardır.   Normal sağlıklı çocuklar, üstün zekalı çocuklar (ileri çocuklar), nörolojik özürlü çocuklarla çalışmaktadır. Çalıştığı nörolojik hasta grupları arasında özellikle spastik çocuklar, otistik çocuklar, gelişimsel geriliği olan çocuklar bulunmaktadır.   Özel Eğitim, Konuşma Terapisi, Görsel Algı Bozukluğu, Aile Terapisi, Davranış Bozukluğu, Montessori Terapisi, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Eğitimlerini uygulamakta ve gerekli testleri bizzat yapmaktadır.   Evli ve iki oğul sahibidir.

Leave A Comment